Teosofi

Işığa Bırakın

Işığa Bırakın

Ölüm, insanın en eski sorusudur. Aşağıdaki sözler farklı dillerden, inançlardan ve yüzyıllardan geliyor; ama hepsi aynı sezgide buluşuyor: Doğum bir başlangıç, ölüm de bir son değildir. Okurken acele etmeyin; her birini bir tohum düşünce gibi içinizde bir süre taşıyın.

Doğum bir başlangıç değildir; ölüm bir son değildir.

— Çuang-Tzu

Yaşam yaz çiçekleri gibi güzel olsun, ölüm de sonbahar yaprakları gibi.

— Rabindranath Tagore

Ölümün ruhunu gerçekten görmek istiyorsanız, kalbinizi yaşamın bedenine sonuna kadar açın. Çünkü yaşam ve ölüm birdir; tıpkı nehir ve denizin bir olduğu gibi.

— Halil Cibran

Yaşam ve ölümün aynı şeyin evreleri, aynı madalyonun iki yüzü olduğu bana gün gibi açık. Hatta sıkıntı ve ölüm, mutluluktan ya da yaşamdan çok daha zengin bir evre gibi görünüyor... Ölüm, insanın gelişimi için yaşamın kendisi kadar gereklidir.

— Mahatma Gandhi

Yaşamı ve ölümü kesintisiz bir süreklilik, sallanan bir sarkaç olarak gören insanlar, yaşamın içinde yürüdükleri gibi ölümün içinde de özgürce hareket edebilmişlerdir. Sokrates, arkadaşlarının gözyaşları karşısında neredeyse şaşırarak ölüme gitti.

— Voltaire

Ölüm düşüncesi beni derin bir huzurla doldurur; çünkü ruhumuzun yok edilemez bir doğası olduğuna kesinlikle inanıyorum. Ruh sonsuzluktan sonsuzluğa sürer; tıpkı ölümlü gözlerimize batıyor gibi görünse de aslında hiç batmayan, durmadan parlayan güneş gibi.

— Goethe

Ölüme yaklaştığımızın farkında olmak güzel bir şey olabilir: Hayatımız denen sanat eserini, kişisel başyapıtımızı içine yerleştirebileceğimiz bir çerçeve.

— June Singer

İster kişisel ister kişi ötesi terimlerle anlatılsın; ister cennet, ister nirvana, ister Mutlu Av Toprakları, ister Cennet Bahçesi denilsin, geleneğin bütün ağırlığı ve otoritesi şunu söyler: Ölüm yalnızca bilinç hâlimizde bir değişimdir ve öbür dünyadaki varlığımızın niteliği, burada ve şimdi yaşadığımız hayatın niteliğine bağlıdır.

— John Smith

Bize yalnızca bir beden verilmedi; bedenin ötesini görme ve ona sonsuza dek bağlı olmadığımızı fark etme yeteneği de verildi.

— Anonim

Yaşamımın gerçekliği ölemez, çünkü ben yok edilemez bir bilincim.

— Paramahansa Yogananda

Ruh hiç doğmadı; ruh hiçbir zaman sona ermeyecek.
Olmadığı bir zaman hiç olmadı; son da başlangıç da birer düştür!
Doğumsuz, ölümsüz ve değişmez olan ruh sonsuza dek kalır;
Evi ölü görünse de ölüm ona hiç dokunmadı!

— Sir Edwin Arnold, Bhagavad Gita çevirisinden

Yaşamın göremediğimiz ve bilemediğimiz, ama kesinlikle var olan pek çok katı vardır. Ölümsüzlüğü de kapsayacak kadar geniş, daha büyük bir dünya vardır. Spiritüel doğamız bu daha büyük dünyaya aittir... Ölüm dışsal bir gerçekse, ölümsüzlük de içsel bir kesinliktir.

— Manly P. Hall

Bedenden ayrılan ruh yeryüzü yaşamını terk ettiğinde doğadan kopmaz. Tersine, doğanın her bakımdan daha dolu, daha zengin ve daha tatlı bir düzlemine yükselir; yeryüzündeki ruhun hayal edebileceğinden çok daha güzel bir düzleme. Maddenin cürufu astral titreşimlerle yanıp yok olur; ruh çiçek açar ve yeni yaşamında spiritüel meyveler verir.

— Yogi Ramacharaka

Ölüm dediğimiz şey, formların kırılmasıdır. Bu kırılma, içimizdeki bilinci daha fazla büyümek için yeni formlar kurma macerasına serbest bırakır.

— Joy Mills

Bu bedenlerin sonlu olduğu söylenir; oysa onlarda bedenlenmiş olan sonsuzdur, yok edilemez ve sınırsızdır... O ne doğar ne ölür; bir kez var olduktan sonra var olmaktan da çıkmaz. Doğmamıştır, ebedidir, kalıcıdır, kadimdir; beden öldürüldüğünde o öldürülmez... Eskimiş giysilerini çıkarıp yenilerini giyen bir insan gibi, bedende yaşayan da eskimiş bedenleri bırakıp yeni bedenlere girer... Doğan için ölüm, ölen için de doğum kesindir; öyleyse kaçınılmaz olan için üzülmemelisin.

— Bhagavad Gita

Geriye kalan bu önemsiz benlik değil, yaşadıklarımızın anlamını çok daha iyi kavrayan Yüksek Benliktir... En iyi niteliklerimizi, temiz bir sayfayı ve daha iyi bir durumu geri getirebilecekken bu küçük benliği geri getirmek ne kadar yazık olurdu.

— Anonim

Büyük bilgelik geleneklerinde, fiziksel bedendeki yaşamın ardından gelen bir değerlendirme döneminden söz edilir. Varoluşun öteki katlarına geçerken sunabileceğimiz şeyin, yeryüzünde yaptığımız seçimlerin sonucu olduğu söylenir. Bizi koruyucular nazikçe karşılar ve seçimlerimizin etkilerini, kimi zaman da nasıl daha iyisini seçebileceğimizi görmemize yardım eder. Bu sert bir yargılama değildir; yalnızca açık ve berrak bir görüştür.

— Anonim

Rüzgârı estiren, yağmuru yağdıran Sensin. Yaşayanları sevgi dolu şefkatinle ayakta tutar, büyük merhametinle ölenleri sonsuz yaşama çağırırsın.

— Yahudi duası

Ne kadar çok bilirsek o kadar çok güveniriz; çünkü hem kendimizin hem de ölülerimizin kusursuz bir sevginin ellerinde olduğunu tam bir kesinlikle hissederiz.

— C. W. Leadbeater

Ölüm kardeşimiz için Sana şükrederiz,
Ruhu bakışının ışığına bırakan;
Ve son nefesimizle, ölürken bile,
Şükranımızı ve övgümüzü sunarız.

— Assisili Aziz Francesco

Ölüme yakın deneyim anlatılarındaki belki de en şaşırtıcı ortak öğe, çok parlak bir ışıkla karşılaşmaktır... Bu Varlıktan ölmekte olan kişiye yayılan sevgi ve sıcaklık kelimelerle anlatılamayacak kadar büyüktür. Kişi bu Varlığın huzurunda kendini tamamen rahat ve kabul edilmiş hisseder... Karşı konulmaz biçimde ona doğru çekilir.

— Raymond Moody

Gümüş kordon kopacak, altın tas kırılacak, kuyu başındaki testi parçalanacak. O zaman toprak geldiği toprağa, ruh da onu veren Tanrı'ya dönecek.

— Vaiz (Eski Ahit)

Sevgili ruhum, sonunda Benim huzurumda uyandığında, bilinçli ve bütünüyle kendi öz kaynağına dönebilirsin. Bu eve dönüş seni tarif edilemez bir sevinçle doldururken Yüce Allah'ı da derin bir hazla sarar. Benim en yüce cennetim olan Sevgi ile kusursuz birliği yaşayacaksın.

— Lex Hixon

İzin aldım; bana veda edin kardeşlerim! Hepinizin önünde eğilip ayrılıyorum. İşte kapımın anahtarlarını geri veriyorum, evim üzerindeki bütün haklarımdan vazgeçiyorum. Sizden yalnızca son birkaç güzel söz istiyorum. Uzun zaman komşu olduk, ama verebildiğimden fazlasını aldım. Şimdi gün doğdu ve karanlık köşemi aydınlatan lamba söndü. Çağrı geldi; yolculuğa hazırım.

— Rabindranath Tagore

Sevdiğimiz ve bizi seven insanların bizim bir parçamız hâline geldiğini, onları görsek de görmesek de her zaman yanımızda taşıdığımızı sık sık düşünürüm. Bir bakıma, bizi sevenlerin ve kendimizi verdiklerimizin toplamıyız.

— Anonim

Eskiden ölüm vakti geldiğinde yaşlılar kendi başlarına giderlerdi. Ölüm anında kendileriyle Toprak Ana arasındaki bağın, doğum anında anneyle çocuk arasındaki bağ kadar yakın olduğunu hissederlerdi. Sessiz bir yer bulur, orada Büyük Ruh'a dua eder, tadını çıkardıkları yaşam için O'na teşekkür ederlerdi. Şarkılarını söyler ve ölürlerdi.

— Sun Bear ve Wabun

Şarkı söylemeye geldiğimizde, Büyük Ruh,
gün batımıyla yüz yüze geldiğimizde,
belki son şarkı olur:
utanmadan, şarkı söyleyerek,
"güzellik içinde bitti,
güzellik içinde bitti!"

— Evelyn Eaton

Keşke zarif ölümler için de bir yer olsaydı,
uzaklara bakan yüksek bir yer;
hayatı, ölümü ve eski yeni dostlukları
kutlamak için toplanabileceğimiz bir yer.
İyi müziği olan bir yer isterdim,
iyi yemeği, şarabı, kahkahası, oyunu ve neşesi olan;
dostlarla sessizce konuşulan, güzelce tartışılan
bu hayat bittiğinde ne olacağı üzerine.

— Helen Ansley

Son nefesin gelmesine izin vermek. Son nefesin gitmesine izin vermek. Çözülmek; uçsuz bucaksız uzayda çözülmek. Hafif bedenin ağır formdan kurtuluşu. Var olan her şeyle bağlantılı olma duygusu; ayrılık duygusunun varlığın enginliğinde çözülmesi. Her nefes, sanki son nefesmiş gibi boşlukta eriyor.

— Stephen Levine

Varoluşun yalnızca iki yüzü vardır, doğum ve ölüm; yaşam ise ikisinde de sürer. Tıpkı gün doğumuyla gün batımının özünde farklı olmaması gibi: Her şey doğuya mı yoksa batıya mı baktığınıza bağlıdır.

— Joy Mills

Böyle bir gizem karşısında yumuşak ve saygılı adımlarla yürümek gerekir... İnsanca mümkün olduğu ölçüde, ölümün güzelliğine ve yüceliğine yaraşır doğal bir ölüme yardım etmek yaşayanların görevidir.

— Catherine Roberts

Sözcükler ve gözyaşları, doğanın acı duygularımızı serbest bırakmamıza yardım eden en temel yollarıdır.

— Du Page

Mezarımın başında durup ağlama;
ben orada değilim, uyumuyorum.
Ben esen binlerce rüzgârım,
karın üstündeki elmas parıltısıyım,
olgun başakta parlayan güneş ışığıyım,
sonbaharın yumuşak yağmuruyum.
Sabahın sessizliğinde uyandığında
daireler çizerek yükselen
sessiz kuşların telaşıyım;
geceleri parlayan yumuşak yıldızlarım.
Mezarımın başında durup ağlama;
ben orada değilim, ben ölmedim.

— Anonim