Teosofi

Meditasyon Sanatı

Meditasyon Sanatı

Meditasyonun ya da yoganın nihai amacı, kişisel benliğin daha büyük benlikle, yani evrensel ilahi bilinç, doğa ya da "Tanrı" olarak düşünebileceğimiz bütünle birliği deneyimlemesine imkân tanımaktır.

İçsel Huzur Merkezi

Dünyanın baskıları arttıkça birçok insan meditasyonu daha sakin bir yaşama ve kendi içlerindeki güç ve huzur kaynağını doğrudan fark etmeye doğru atılmış bir adım olarak görüyor.

Bunun içsel bir yolculuk olduğunu gözden kaçırmamalıyız. Okyanusun yüzeydeki dalgalardan etkilenmeyen sessiz derinlikleri olduğu gibi her insanın da böyle derinlikleri vardır. Olduğumuz her şeyin gerçek merkezi ve kaynağı olan bu derinliklerde durgunluk, huzur ve güzellik vardır. Ve biz bu içsel merkeze ulaşabiliriz.

Meditasyonla engelleri kaldırabilir ve bilincin bu spiritüel düzeylerine açılan kapıyı aralayabiliriz. O zaman hayatımıza yaratıcılık ve ilham akar; sorunlarımız eski ağırlığını yitirir ve yaptığımız her şeyde sevgiyi ve barışı ifade edebiliriz.

Meditasyon kusursuz bir dinginliktir: bedenin, konuşmanın ve zihnin sessizliği.

Zihnin dinginliğini bulmak için eylemlerimize, düşüncelerimize ve duygularımıza oldukları gibi izin vermenin ince sanatını öğrenmeli, ama onların bizi yönetmesine izin vermemeliyiz.

Asırlık Bir Bilim

Meditasyon spiritüel geleneklerin çoğunda merkezî bir yer tutmuştur ve bugün pek çok yöntemi vardır: yürüyüş meditasyonu, kumdan mandala yapımı ve daha birçoğu. Bazıları mantra kullanır, bazıları kullanmaz. Hepsi fiziksel ve duygusal doğayı sakinleştirip uyumlu hâle getirmenin ve böylece zihni dinginleştirmenin yollarıdır. Zihnin dinginliği, Patanjali'nin (yaşadığı dönem kesin olarak bilinmeyen, yoga felsefesini sistemleştiren Hint bilgesi) hedefe giden sekiz aşamayı tanımladığı ünlü Yoga Sutraları'nda ulaşılan son aşamadır.

Patanjali, etik bir yaşam tarzının ve fiziksel ve astral bedenlerin dinginleştirilmesinin gerekliliğini belirttikten sonra meditasyon yapan kişiye, zihnin "dalgalanmalarını" (Sanskritçe çitta vritti) durdurmasını ya da yavaşlatmasını, yani uyaranlarla özdeşleşmeyi ve onlara tepki vermeyi bırakmasını öğütler. Ardından meditasyon sanatında ustalaşmak için gereken şu dört adımı sıralar:

Gözlem (Farkındalık)

Bölünmemiş bir dikkatle derinlemesine gözlem yapmak, meditasyonun özü olan farkındalığı ya da "bilinçliliği" geliştirir. Düşüncelerimizin ve duygularımızın ardındaki koşullanmaların sürekli farkında olmalı ve gerçek benliğimiz olan dinginlik merkezinden giderek daha çok hareket etmeye çalışmalıyız.

Konsantrasyon

Konsantrasyon (dharana), "maymun zihni", yani daldan dala atlayan huzursuz zihni disipline etmek için gereklidir. Zihni fiziksel bir nesne, bir fikir ya da saygı duyulan bir figür üzerinde sabit tutmayı ve uzaklaştığında geri getirmeyi öğrenmeliyiz. Zihin kontrolü ele geçirmeye çalışır; ama düşünme sürecini dikkatle izleyerek bilincimizin içeriğini ve etkinliğini zihnin değil bizim belirlememizi sağlamayı öğrenebiliriz.

Meditasyon

Gerçek meditasyon (dhyana), aktif düşüncenin sona erdiği ve kişinin meditasyon nesnesinin içsel anlamını kavradığı yerde başlar. Bu, tek bir noktadan hiçbir noktaya geçmek ve böylece bütünlüğü deneyimlemek gibidir.

Tefekkür

Bu son aşamada (samadhi) meditasyon yapan kişi meditasyon nesnesiyle tamamen bir olur. Bu, kişiyi küçük benlikten daha büyük benliğe yükselten bir bilinç genişlemesidir. Artık meditasyon yapan bir "ben" ve üzerinde meditasyon yapılan bir "o" yoktur. Yalnızca tek bir gerçeklik vardır.

Hedefe Ulaşmak

Evrensel bilinçle birliği deneyimlemek, bir insanın erişebileceği en büyük spiritüel başarıdır.