top of page
Image by Jan Kopřiva

eskimeyen bilgelik

Işığın Mücevherleri tarafından sunulan çalışmalar; kurslar ve içerikler, Teosofi'nin derin perspektiflerini ve görüşlerini anlamak isteyenler için önemli bir kaynaktır. Bu eğitimler, Teosofi'nin temel prensiplerini kapsayarak, ruhsal arayışı olan bireylerin bilgelik yolculuklarında rehberlik etmektedir. Teosofi'nin felsefi ve mistik öğretileri, insanın evrensel bilincini genişletme ve derinleştirme amacını taşır.

Işığın Mücevherleri'nin sunduğu içerikler, bu öğretileri anlaşılır bir şekilde hazırlayarak bireylerin ruhsal gelişimine katkıda bulunmayı hedefler. Bu kaynaklar, aynı zamanda pratik uygulamalarla desteklenerek öğrenme sürecini zenginleştirir. Bu çalışmalar ile birlikte, bireyler kendi ruhsal potansiyellerini keşfetme ve evrensel bilgelikle derin bir bağ kurma imkanına sahip olurlar. Işığın Mücevherleri, ruhsal arayış içinde olan herkesi, Teosofi'nin ışığında bilgelik yolculuğuna davet etmektedir. Çalışmalarımız, bireylerin ruhsal dönüşüm sürecine rehberlik ederken, aynı zamanda evrensel bir anlayış ve içsel denge kazanmalarına yardımcı olur. 

Kadim Kozmogonilerde Sınırsızlık.jpg

Hiçbir yerde ve hiçbir insan tarafından üretilen tahminlerin tezahür etmiş tanrıların ötesine geçmesine izin verilmedi. Sınırsız ve sonsuz birlik, her ulusla, insan düşüncesinin bozamadığı, sonuçsuz tahminlerin dokunmadığı, bakir ve yasak bir toprak olarak kaldı. Ona yapılan tek referans, diastolik ve sistolik özelliğinin, periyodik genişlemesinin veya daralmasının kısa bir anlayışıdır. Evrende, sonsuzlukta yok olan ve yeniden ortaya çıkan, hesaplanamaz sayısız sistem ve dünyayla, antropomorfize güçler ya da tanrılar, onların Ruhları, bedenleriyle birlikte gözden kaybolmak zorunda kaldılar: "Onları soluyan ve içine çeken ebediyetin bağrına geri dönen nefes" bahseder Kateşizmimiz…

 

Her Kozmogoni'de, Yaratıcı ilahın arkasında ve ondan daha yüksek bir ilah, bir planlayıcı, bir Mimar vardır ve Yaratıcı, onun ancak icra aracısıdır. Ve daha da yüksekte, her yerde, içeride ve dışarıda, bilinemeyen ve bilinmeyen, tüm bu Tecellinin Kaynağı ve Nedeni vardır. — Gizli Öğreti, Cilt II sayfa 42-3

 

Kadim literatürde, tüm konuların, her şeyin sonsuza dek içinde olduğu ve sonsuz sayıda küçük varlığın veya makrokozmik uzaysal birimlerin, hepsinin nihayetinde geri döndüğü manevi ve ilahi seviyelere verilen isimler vardır.

Tibetliler bu tarifsiz gizemi Tong-pa-nid, manevi âlemlerin dipsiz Uçurumu olarak adlandırdılar. Mahayana okulunun Budistleri onu Sunyata ya da Boşluk olarak tanımlarlar, çünkü hiçbir insanın hayal gücü uzaydaki Dolgunluğu kendine yansıtamaz. Eski İskandinavya'nın Edda'larında Sınırsız, Ginnungagap gibi düşündürücü bir terimle adlandırılır. (Esneyen, genişleyen veya sınırlandırılmamış boşluk anlamına gelen bir kelimedir).  İbranice İncil, dünyanın biçimsiz ve boş olduğunu ve karanlığın Tehom'un, Derin'in, Suların Uçurumu'nun ve dolayısıyla kozmik Uzayın büyük Derinliğinin üzerinde olduğunu belirtir. Diğer halklar tarafından tasavvur edilen Uzayın Rahmi ile aynı anlama sahiptir. Keldani-Yahudi Kabala'sında aynı fikir sınırsız bir şekilde Eyn (veya Ain) Soph terimiyle aktarılır. Babil Yaratılışının kayıtlarında, Büyük Deniz veya Derin anlamına gelen Mummu Tiamatu'dur. Kadim Keldani kozmolojisi, Uçurum'dan, Baba veya bilgi kaynağı olan Ab Soo adı altında bahseder ve kadim Magianizmde bu, Zervan Akarana'dır. (Daha sonraki dönemlerde Sınırsız Zaman yerine Sınırsız Öz’ün ‘Spirit'in’ orijinal anlamında kullanılmıştır.)

Çin kozmogonisinde, Tsi-tsai, Kendi Kendine Var olan, Wuliang-sheu'nun, Sınırsız Çağın kökü olan Bilinmeyen Karanlıktır. Genellikle pasiflik ve eylemsizlik olarak yanlış tercüme edilen Lao-Tse'nin Wu Wei'si de benzer bir anlayışı bünyesinde barındırır. Guatemala’daki Maya topluluğunun kutsal metinlerinde, Popol Vuh veya "Azure Peçe Kitabında”, "Göklerin enginliği olan boşluğa" ve "Uzayın Büyük Denizine” atıfta bulunulur. Eski Mısırlılar Sonsuz Derinlik'ten bahsetmişlerdir; aynı fikir, kadim Druidizmin Celi-Ced'inde de vücut bulur; Ced'den "Kara Bakire”- Kaos- Manvantarik farklılaşmadan önceki bir madde durumu olarak söz edilir.

Orfeus Gizemlerinde, hakkında zamansızlığı dışında hiçbir şeyin tahmin edilemediği Üç Kez Bilinmeyen Karanlık veya Kronos hakkında öğretiler yer almaktaydı. Gnostik okullarda, örneğin Valentinus'ta olduğu gibi, Bythos, Derin’de de öğretiler devam ediyordu. Yunanistan'da Demokritos ve Epikuros okulu Kenon'u boşluk olarak adlanmıştır ve aynı fikir daha sonra Leucippus ve Diagoras tarafından dile getirilmiştir. Ancak Yunan felsefesinde Sınırsız için en yaygın iki terim, Platon, Anaximander, Anaximenes, Apeiron, Anaxagoras ve Aristoteles tarafından kullanıldığı şekliyle “Apeiria” idi. Her iki kelime de sınır tanımayan genişleme anlamına geliyordu.

Kaos[1], eski Yunan yazılarında Uzay için kullanılan başka bir kelimeydi ve orijinal olarak, örneğin Hesiod'un teogonisinde (sayfa 116) kullanıldığı gibi- "Gerçekten, her şeyden önce ilk olan Kaostu" ve bu kelime boşluk anlamına geliyordu. Az çok Ortodoks olan şair Milton bile "Boş ve formsuz, sonsuz" kavramına Kayıp Cennet adlı eserinde sıkı sıkıya bağlı kalmıştır. Bununla birlikte, zaman geçtikçe, çoğu Yunan düşünür için Kaos, herhangi bir belirli kozmosun evriminde daha sonraki bir aşama anlamına gelmeye başladı ve bu, Milton tarafından kullanılan başka bir ifadeye tekabül edecekti, "Biçimlenmemiş madde ve boşluk" (bk. VII); çünkü burada, ilksel veya temel aşamalarında sızıntı ya da yayılım yoluyla hali hazırda var olan maddeye sahibiz. Buradaki kavram ile Teosofik felsefenin İkinci Kozmik Logos'u arasındaki benzerlik dikkat çekicidir.

Yine de Kaos'a dair en eski anlayış, insan zihnine ilksel Esir'in (aether) sonsuz ve boş uzantısı olan, tezahür etmiş dünyaların oluşumundan önceki bir aşaması ve daha sonra var olan her şeyin ondan doğduğu, kozmik uzayın veya kozmik enginliğin neredeyse tasavvur edilemez durumudur.  Bu enginliğe Tanrılar ve insanlar ve tüm göksel ev sahipleri de dahildir. Burada kadim ezoterik felsefenin sadık bir yankısını görüyoruz, çünkü Yunanlılar için Kaos, Erebos ve Nyx'in kozmik annesiydi, Karanlık ve Gece- aynı ilksel kozmik aşamanın iki yönüydü. Erebos, Hindu felsefesinde Brahman'a karşılık gelen manevi veya aktif yöndür ve Nyx, her ikisi de kök-doğa anlamına gelen Pradhana veya Mulaprakriti'ye karşılık gelen pasif taraftı. Daha sonra Erebos ve Nyx'ten ikili olarak esir (aether) ve Hemera, Spirit ve Gün doğdu. Spiriti, sonraki aşamalarda aktif taraf olarak ve günü de ise pasif taraf, tözsel veya araçsal-maddesel taraf olarak görürüz. Buradaki fikir, Hindu kozmogonisinin Brahmanın Gününde şeylerin aktif tezahür eden varoluşa yayılması gibi, Yunanlıların kozmik Gününde de kozmik Spirit'in kalıcı dürtüsü nedeniyle, elemental tözden tezahür eden ışık ve aktiviteye doğar.

İlk filozof-inisiyeler, kozmik (ya da kosmik) başlangıçlardan söz ederken, gizlilik yeminleri nedeniyle son derece suskundular ve bu nedenle, kadim Yunan edebiyatı, tıpkı diğer tüm eski halkların edebiyatları gibi, ilksel kozmik başlangıçlara göndermelerle dolu iken, bunlar dikkatle korunan bir dille gizlenmiştir. Çok soyut ve zor öğretilerin, eğer çok açık bir şekilde duyurulursa çarpıtılacağı ve alçalacağı, Gizemlerin disiplini ve öğretileri tarafından eğitilmemiş zihinlerin ortak özelliği haline geleceği konusunda sürekli bir korku vardı. Kaos'un yalnızca kafa karışıklığı ya da kozmik uzayda düzensiz geniş bir atom yığını anlamına geldiği şeklindeki yaygın yanlış anlama, yalnızca orijinal felsefi anlamın bozulmasıdır.

O zaman, ilk olarak, başlangıçta Sınırsız anlamına gelen Kaos'a sahibiz ve daha sonraki bir gelişme olarak, doğanın güçlü rahmi olarak Kaos kavramı, tezahür eden dünyaları oluşturmak ve meydana getirmek için kendi tohumlarını geliştirir. Bu tohumlar, Manvantarik tezahürün önceki kozmik döneminden gelen ve Nirvana veya Paranirvanalarında var olan ruhsal ve ilahi özelliklerin uyuyan Monatlardır.

Bu nedenle kaos, her noktası bir bilinç merkezi veya Monat olan bir Spiritüel-tözün enginliği olarak görülebilir. Bu enginlik, tezahür etmiş bir kozmik yaşam dönemine uyanma zamanını bekleyen Paranirvanik dinlenme ve mutlulukla sarmalanmıştır. Devachanik mutluluğu içinde dinlenen insan Monatı, kendi alt düzleminde tam bir analojidir.

Yukarıdakilerden, Kaos'un, kozmik Pralaya durumundaki Brahman Pradhana ile aynı olduğunu ve bu nedenle, soyut Spirit-tözünün ilksel durumundaki Uzay ile özdeş olduğunu görüyoruz. Bu nedenle, birçok halk İlahi Olanı yalnızca kendi içinde mutlak Doluluk olarak değil, aynı şekilde sonsuz Uçurum, sınırsız Boşluk, sonsuz Derinlik, kozmik Yaşam Sularının okyanusu olarak görmüştür.

Su, düşündürücü özelliğinden dolayı Uzay'ın çok tercih bir simgesiydi: Aynı zamanda hem yarı saydam hem de katıdır; kristalimsi ve yoğundur, bu da onu kozmik esirin (aether) mükemmel bir sembolü yapmaktadır. Bu yüce kavram, bu döngüde dünyamız üzerinde bilinçli düşünen insanlığın başlangıcından beri evrensel olmuştur ve Lemurya, Atlantis, Ural-Altay veya Aryan ırkından olsun, aynı sezgisel anlayış herkesin düşüncelerine rehberlik etmiştir.

 

[1] Kaos, tutmak ve salıvermek gibi iki yönlü bir anlama sahip olan eski bir Yunanca kökü olan cha'dan gelir; dolayısıyla kaos her şeyin "sahibi" ve "serbest bırakıcısıdır.”

bottom of page